Evet arkadaşımm yine benn😊 Soğuk hava dalgasının ülkenin dört bir yanından hissedildiği bir günden, harika bir haftanın başından sizlere kocaman sesleniyorummm!! Merhabaaalar😊 Bugün sizler ile her alanda kullanabileceğimiz, aslında çok çerez olan ama büyük bir kuruyemiş fabrikası değerinde bir konu üzerinde tartışıyor olacağız 😉 Hazırsanız yolculuk başlasın çünkü bugün 10-20-30 kuralı ile inanılmaz bir keşfe çıkıyoruz!!!!

Hepinizin muhakkak bir kez duymuş olduğuna neredeyseee emin olduğum bir atasözü ile başlamak istiyorum yazıma. Bin düşün bir söyle. Baktığımızda bu başlangıç kiminize ilginç gelebilir fakat tam da bu esnada şu ana kadar gerçekleştirmiş olduğunuz tüm sunumları hatırlamınızı isteyerek yazıma devam edeceğim. Aklımızda var olan fikri karşı tarafa aktarmak için hazırlamış olduğumuz sayfa dolusu sunumlar, şunu da ekleseydim bu eksik kaldı diyerek eklemiş olduğumuz minicik yazılar ve çok daha fazlası… Peki yazmak istediklerimizi 1000 kez düşünüp bir kere yazsaydık ve yazdığımız şey en temiz olan fikir olsaydı sunumlarımız nasıl olurdu? Tam da burada sizler ile Guy Kawasaki tarafından geliştirilmiş olan bir kuramı – ‘10-20-30’ Kuralını- işliyor olacağız. Peki sahiden ne bu kural? Ya da ne anlama geliyor bu rakamlar bütünlüğü? 

Keşfet: Sunum Nedir? Etkili Sunum Nasıl Yapılır?

10-20-30 Kuralı Nedir?

Bu kurala kısa bir göz attığımızda aslında 10-20-30’un bir sunum kuralı olduğunu ve bize kendi içinde bütünleşen bazı rakamlar ile mesajlar verdiğini gördük. Sizler sunum yaparken kaç sayfalık bir sunum dosyasından faydalanıyorsunuz? Ya da gerçekten ideal yazı büyüklüğü ya da sunum süresini sizlere sormuş olsaydım buna cevabınız ne olurdu? Kawasaki tam da bu esnada aslında bilgilendirmeye devam ediyor. Baktığımızda bu kurala göre sunum esnasında bazı sayıların altın bir değeri var ve bunlar maksimum değer olarak nitelendiriliyor. Oldukça anlaşılır ve tam verimin alındığı bir sunumda maksimum 10 slayt bulunmalı, buna takiben 20 dakikalık bir sunum süresinden fazla olmamalı ve son olarak slaytta yer alan yazıların büyüklüğü minimum 30 punto ile yazılmış olmalı.  Peki neden?

10 Slayt

Guy Kawasaki tam da bu noktada 10 slaytın bir insanın anlama noktasında en iyi değer olduğunu ifade ediyor. Bir toplantı ya da proje değerlendirmesinde beynin 10’dan fazla detayı anlamasının zor ve nerdeyse imkansız olduğunu bizlere aktarırken tam da bu noktada sunumda belirtmemiz gereken 10 önemli noktayı bizler ile paylaşıyor. Ve buna ek olarak; bir proje eğer ki 10 sunuma sığdırılamıyorsa size uygun bir projenizin olmadığını ifade ederek risk yönetim ve planlama konusunda eksiklere dikkat çekmeyi ihmal etmiyor. Peki, gelin bakalım nedir bu 10 önemli nokta:

  1. Başlık
  2. Sorun / Fırsat
  3. Değer Önerisi
  4. Temel Sihir
  5. İş Modeli
  6. Pazara Açılma Planı
  7. Rekabet Analizi
  8. Yönetim ekibi
  9. Finansal Tahminler ve Temel Metrikler
  10. Mevcut Durum, Bugüne Kadar Olan Başarılar, Zaman Çizelgesi ve Fonların Kullanımı.

Aslında bu ilkerler ile de görüyoruz ki birçok noktada kilit bilgilerin bir slaytta veriliyor olması oldukça yeterli. Ve buna ek olarak elbette onu somut bir nesneye dönüştürmek ya da bu ve benzerinin insan öğrenmesi konusunda yeri oldukça büyük. Tam da bu noktada Google çalışanı olan Glen Shines’ın sözünü sizler ile paylaşarak bu kısmı noktalamak isterim; “ Bir resim 1000 kelimeye bedelse, bir protatip 10.000 sunum değerindedir.” 

20 Dakika

10-20-30 Kuralı

Elbette her sunum için planlanan zaman dilimi farklılık gösterebilir. Bu noktada bir saatlik bir sunum zamanına sahip olan kişinin, sunum zamanını 20 dakika olarak planlayarak aktarmasının önemi üzerine konuşuyor olacağız. Bir kişinin tüm teknik sorunları halletmiş olduğunu ya da hiç bu şekilde bir sorun ile karşılaşmadığını varsaysak bile katılımcı kitlenin gelmesi, sunuma başlanması vs. gibi birçok zaman gecikmelerine sebep olabilecek durumların hesaba katılarak kendimize 20 dakikalık bir sunum süresi vermemizin en sağlıklı olduğunu ifade eden Kawasaki, tüm bu sorunlar yaşanmasa bile 20 dakikalık sorunsuz geçen bir sunumun ardından soru-cevap kısmı için 40 dakikalık bir zaman dilimine sahip olacağımıza ve kilit noktaları sunumumuzda verdikten sonra ise merak edilen diğer tüm detayları soru-cevap kısmında aktararak sunumun daha etkili yapılabileceğine de değinmeden geçmiyor. Ve 20 dakikalık bir sunumda kişinin sunumu 20 dakikaya sığdırma çabasının içerikte yer alan tüm gereksiz detaylardan kurtulmaya zorladığını da belirterek farklı noktalara dikkat çekiyor.

30 Punto

10-20-30 kuralı

Hepimizin sunum yaparken karşılaştığı bir sorun olan tam olarak hangi kısmı sunuma eklemeliyim karmaşası. Aslında aktarmak istediğimiz birçok noktanın olması, bunları küçük punto ile slaytlarımıza eklemek ve ne yazık ki sonuç hüsran… Kawasaki’ye göre bunun başlıca iki sebebi var; ilki konuşmacının içeriğe yeterince hakim olmaması ve unutacağını ya da atlayacağını düşündüğü tüm noktaları slayta eklemesi. Bir diğer sebep ise bol yazının daha dolu ve ikna edici olduğuna olan inanış fakat sonuç tam başarısızlık. Tüm bu aksaklıklar ile dinleyici  ve konuşmacı arasında uyumsuzluk, sıkılma ve sunumdan kopma gibi çok çeşitli sorunların ortaya çıktığını söylemek mümkün. Bunun neticesinde en dikkat çekici ve merak uyandırıcı slaytların yazı büyüklüğünün minimum 30 punto ile yazılması gerektiğini savunmaktadır. Buna alternatif olarak ise konuşmayı dinleyecek olan katılımcılar arasında en yaşlı kişinin yaşını ikiye böldüğümüzde çıkan sonuç da en uygun yazı puntosu olarak seçilebilmektedir. Sanıyorum tüm bu noktaları başarı ile tamamladığımızda ise sunuma olan hakimiyet, katılımcıların merakı ve çok daha fazlası ile dinamik bir sunumun bizleri beklediğini söyleyebiliriz.

Şimdiye kadar değinmiş olduğumuz tüm noktaları gözden geçirdiğimizde aslında 10-20-30 kuralının her detayının aynı sonuca çıktığını söylemek sanıyorum yanlış olmaz. Az slayt kullanarak kilit noktaların belirlenmesi, ya da 20 dakika içinde anlatacak olduklarımızı belirlerken ne kadar seçici olmaya tabi tutulduğumuzu ve büyük puntolu yazılar ile dikkati yine en önemli gördüğümüz noktalara çektiğimiz sonucunu rahatlıkla çıkarabiliyoruz. Sizler de bu yöntemi kullanarak gerek akademik yaşantınızda gerekse çalışma hayatınızda birbirinden farklı proje sunumlarını başarıyla gerçekleştirip güzel başarılara imza atabilirsiniz. Guy Kawasaki’nin videosuna buradan ulaşabilirsiniz. Bu yöntemi bilen, deneyen ve başarıya ulaşan tüm okuyucularımızdan deneyimlerini bekliyoruz:)

Author

Yorum Yap